Fijital Pazarlama Nedir?

Dijital çağın ürettiği yeni terimlere ne kadar aşinasınız? Bugün sizlere yepyeni bir kavramdan, “Fijital Pazarlama”dan bahsedeceğiz.


Fijital, aslında fiziksel ve dijital kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıktı. Dijital dünyadaki pazarlama kampanyalarının, geleneksel medya kampanyaları ile birleşmesi anlamına geliyor. Fijital pazarlama ile markalar, tüketiciler ve ürünleri arasındaki fiziksel ve dijital dünya köprüsünü kurmayı amaçlıyorlar. Uygulamalar, web siteleri, dijital satış noktaları ve geleneksel analog deneyimleri birleştirerek markalar; müşterileri markalarla etkileşime girmeye teşvik etmek ve etkilemek için yeni yollar oluşturuyor. Bu şekilde kurgulanan bütünleşik pazarlama stratejileri, marka algısını da pekiştirmeye katkı sağlıyor.

Satış ve pazarlamanın bu yeni konsepti, son kullanıcı ile fiziksel mecralarda yüz yüze gelen (restoranlar, marketler, oteller gibi) her marka için uygun. Ana odak ise genellikle mobil teknoloji. Lokasyon bazlı uygulamalarla son kullanıcıya bildirim göndermek, etkileşime girmek, özel kampanyalar oluşturmak en çok kullanılan yöntemlerden. Fiziksel olarak yakın olunan mekanlardan online bildirimler almak, bu mekanlara uğrama sıklığını olumlu yönde artırıyor. Google’a göre, lokasyon bazlı reklamlar tüketicilerin %32’sini bu mağazaları ziyaret etmeye ve kampanyalı ürünleri satın almaya ikna ediyor.

eConsultancy’nin hazırladığı bir rapor, ABD'li tüketicilerin yüzde 40'tan fazlasının cep telefonlarını bir perakendecinin en yakın mağazasını aramak için kullandıklarını ortaya koydu. 2015 Microsoft Dijital Eğilim Raporu, tüketicilerin yaklaşık yüzde 50'sinin "fiziksel dünyalarıyla kesintisiz entegrasyon olanağı sağlayan markalarla etkileşime geçme ihtimalinin daha yüksek olduğunu” keşfetti. Bu sonuçlar karşısında pazarlamacılar da elbette boş durmadı ve fijital pazarlama için oldukça çeşitli kampanyalar yarattı. Peki fijital pazarlamayı nerelerde kullanabiliriz? Örneklere bir bakalım:

Dış mekan tabelaları, fijital tecrübeler oluşturmak için kullanılabilir. McDonald's, Stockholm'de Pick N Play diye adlandırdığı interaktif bir açık hava kampanyası başlattı. Tüketiciler cep telefonu yardımıyla billboard'da görüntülenen oyunları oynayarak, McDonald's’ın kampanyalarından haberdar olabildi ve ödüller kazandılar.

Starbucks ise geçtiğimiz yaz fırtına gibi esen Pokemon Go oyunu ile işbirliği yaparak, ABD’deki mağazalarını Pokestop’lara dönüştürdü. Mağazalara özel pokemonlar ve ödüller, milyonlarca oyuncuyu elbette ki buralara çekti.

Sadece yiyecek sektöründe değil, B2C çalışan tüm markalar, mağaza içi deneyimlerle fijitalden faydalanabilir, şirket ve müşterileri için geribildirim toplayabilir. Örneğin, Brezilyalı moda perakendecisi C&A, kıyafet askılarına gerçek zamanlı "beğeni" sayaçları taktı. Mağazadaki müşterilerin alışveriş görüşleri ve geri bildirimleri C&A Facebook sayfasında paylaşıldı. Nike ise spor uygulamalarına geribildirim üreten bir fitness deneyimi yarattı. Basketbol oyuncuları için Hyperdunk ayakkabılar, oyun sırasında oyuncunun her hareketini takip edip daha sonra iPhone'larla senkronize edebiliyor, istatistik tutmaya olanak sağlıyor.

Sizce de fijital pazarlamanın önü çok açık değil mi?